Fotoğraf: If Charlie Parker Was a Gunslinger There'd Be a Whole Lot of Dead Copycats adlı blog'dan..
Friday, August 26, 2011
Bir sonraki okuyacağımız tür: Amerikan Edebiyatı
Fotoğraf: If Charlie Parker Was a Gunslinger There'd Be a Whole Lot of Dead Copycats adlı blog'dan..
Wednesday, August 24, 2011
Iyi ki dogdun Borges
Jorge Luis Borges'in dogumundan bu yana tam 112 yil gecmis, google da bugune ozel bir doodle tasarlamis, bugun bu logo karsiliyor ziyaret edenleri..
Bu buyuk yazarin sevdigim bir oykusunu paylasayim demistim ama o oykunun bir cevirisini ararken Borges y Yo (Borges ve Ben) adli oykusu cikti karsima. Bu kisacik oykuyu asagidaki videodan hem de Borges'in kendi sesinden dinlemek mumkun:
Iyi ki dogdun Borges..
Bu buyuk yazarin sevdigim bir oykusunu paylasayim demistim ama o oykunun bir cevirisini ararken Borges y Yo (Borges ve Ben) adli oykusu cikti karsima. Bu kisacik oykuyu asagidaki videodan hem de Borges'in kendi sesinden dinlemek mumkun:
Iyi ki dogdun Borges..
Thursday, August 18, 2011
Latin Amerika Edebiyatı'ndan okuyacağımız kitap
Geçen günkü buluşmamızda Latin Amerika Edebiyatı'ndan Gabriel García Márquez'in "Crónica de una muerte anunciada" ya da Türkçe çevirisi ile "Kırmızı Pazartesi" adlı kısa romanını okumaya karar verdik. Görünen o ki bu kez de Türkçe'ye öyle böyle değil çok serbest çevrilen bir kitapla karşı karşıyayız, çevirmenimiz neden olduğu gibi yani "Önceden belli bir ölümün tarihçesi"ne benzer bir şekilde çevirmemiş merak ettim şimdi.
Friday, August 12, 2011
Latin Amerika Edebiyatı - Öneriler
Ayakizlerinde Adımlar, Julio Cortázar
Metis Yayınları
Öneri sahibi: Aykut
Metis Yayınları
Öneri sahibi: Aykut
www.metiskitap.com'dan: "Arjantinli yazar Cortázar'ın on öyküsünü bir araya getiren bir derleme Ayakizleri'nde Adımlar. Cortázar, en sıradan olanın bile büyülü bir atmosferle, görünenin ardındaki bir tür tekinsizlikle dile getirmeyi başaran büyük bir anlatıcı. Tadımlık'ta "Işık Değişikliği" öyküsünü okuyabilirsiniz.
"Kim bilir nasıl bitebilirdi başı bile olmayan bir olay, ortalarda başlamıştı ansızın ve belli bir sınırla çevrelenmeden bitiverdi, başka sislerin başladığı bir noktada; her neyse, konuya girmek için şunları söylemek gerekiyor: Pek çok Arjantinli, yazı Luberon vadisinde geçirir, bu bölgenin en eski sakinleri olan bizler onların uzaklarda yankılanan seslerini sık sık duyarız, büyüklerle birlikte çocuklar da gelir, bu da Silvia demektir zaten, çiğnenmiş bahçeler, çatalla et yenilen öğle yemekleri, çocukların al yanakları, korkunç ağlamaları izleyen İtalyanvari bağrışmalar, aile tatili dedikleri budur işte. Beni fazla rahatsız etmiyorlar, kötü ünüm koruyor beni, kaba diye adım çıkmış bir kez."
Kaygı Veren Dostluklar, Carlos Fuentes
Can Yayınları
Öneri sahibi: Aykut
Can Yayınları
Öneri sahibi: Aykut
Tanıtım bülteninden: "Meksika'nın en saygın yazarlarından Carlos Fuentes, altı öyküden oluşan Kaygı Veren Dostluklar ile yaşam ve ölüm denen iki değişmezin arasında sıkışıp kalan varlıkların; hayaletler, vampirler, zebaniler, cadılar ve başka doğaüstü yaratıkların üzerinden okuyucuyu ülkesinin renkli kültür coğrafyasında büyüleyici bir yolculuğa çıkarıyor.
Kaygı Veren Dostluklar'da günlük yaşamlar iç içe geçen doğaüstü varlıklar beklenmedik şekillerde hayatlarına girdikleri insanların kaderlerini değiştiriyor. Bir yandan da Kazıklı Voyvoda'dan İkinci Dünya Savaşı'na, Shakespeare oyunlarından azizelerin rengârenk dünyasına uzanarak aşk, aile, cinsellik ve din gibi evrensel konular irdeleniyor.
Fuentes, fantastik edebiyata görkemli bir dönüş yaptığı Kaygı Veren Dostluklar'da hem Meksika'nın çağdaş kimliğinin geçmiş tarafından nasıl şekillendirildiğini inceleyerek nesiller, sınıflar ve cinsiyetler arasındaki, toplumun üzerine ölü toprağı gibi çöken yabancılaşmayı sorguluyor hem de okuyucuyu ölüm ve yaşamın hem tezatlarını hem de birbirine olan bağımlılığını keşfe davet ediyor; biraz ürküterek, biraz da şehvetle.."
Yolları Çatallanan Bahçe (Ficciones Hayaller ve Hikâyeler), Jorge Luis Borges
İletişim Yayınları
Öneri sahibi: Bilge
İletişim Yayınları
Öneri sahibi: Bilge
wikipedia.org'dan: "The concept Borges described in 'The Garden of Forking Paths'—in several layers of the story, but most directly in the combination book and maze of Ts'ui Pên—is that of a novel that can be read in multiple ways, a hypertext novel. Borges described this in 1941, prior to the invention (or at least the public disclosure) of the electromagnetic digital computer. Not only did he arguably invent the hypertext novel—Borges went on to describe a theory of the universe based upon the structure of such a novel."
Bu kitabı okumak istemiştim, sanırım artık Türkçesi artık basılmıyor. Kitap bir çok farklı şekilde okunabiliyor, bu sayede bir sürü öykü ortaya çıkıyor.
E.N. Yolları Çatallanan Bahçe, Ficciones Hayaller ve Hikâyeler'in içinde bulunduğu için onu ekledim buraya. Yeri gelmişken söyleyeyim; bu öykü Borges'in en çok sevdigim öykülerinden biridir..

Aşktan ve Gölgeden, Isabel Allende
İletişim Yayınları
Öneri sahibi: Bilge
İletişim Yayınları
Öneri sahibi: Bilge
Arka kapaktan: "Gerçekliğin bütün boyutlarını görebilmek ve yazabilmektir büyülü gerçekçilik", diyen yazar, Aşka ve Gölgeye Dairadlı bu romanında, askeri diktatörlüğün pençesi altında inleyen bir Latin Amerika ülkesine götürüyor bizi. Yüksek sınıftan bir gazeteci kız ile bir fotoğrafçı genç, çirkin bir cinayet olayını öğrenirler. Ama yılgınlık içinde yaşayan bir ülkede 'doğru'nun araştırılması herkesin göze alamayacağı büyük bir tehlikedir. Isabel Allende'nin, bu romanında, politik dava romanlarında pek rastlanmayan bir özdeşleşme ve duygudaşlık derinlikleri var."

Kolera Günlerinde Aşk, Gabriel Garcia Marquez
Can Yayınları
Öneri sahibi: Ruken
Can Yayınları
Öneri sahibi: Ruken
Arka kapaktan: "Kolera Günlerinde Aşk", bırakılmış bir sevgilinin, yeniyetmelik yıllarından başlayarak yaşlılığın alacakaranlığına dek süren yarım yüzyıllık aşkının öyküsü. "Marquez"in, ustalığı, bu öyküyü bir destana dönüştürüyor: aşkın, deli-akıllı, yabanıl-evcil, tensel, romantik tüm biçimlerinin pastoral bir şiirin büyüsüne büründüğü bir destan. On dokuzuncu yüzyılın yirminci yüzyıla dönüştüğü bir zaman dilimini kapsayan bu bitmeyen aşkın gerisinde, çağdaşlaşma çabası içindeki bir toplumun çeşitli yönlerini, özellikle taşra kentsoyluluğunun saçmalıklarını ince bir alayla eleştiriyor yazar. Roman boyunca, aşk acılarının lirik rüzgarlarının esintileri arasında, Marquez'in, insancıl mizahı, sürekli olarak duyuruyor kendini. Bu nitelikleriyle, "Kolera Günlerinde Aşk", Marquez'in başyapıtı sayılan "Yüz Yıllık Yalnızlık"ın yanında tartışılmaz bir biçimde yerini alıyor.

Yüzyıllık Yalnızlık, Gabriel Garcia Marquez
Can Yayınları
Öneri sahibi: Ruken
Can Yayınları
Öneri sahibi: Ruken
Tanıtım bülteninden: "Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli kocaman bir evde, toprak yiyen bir kız kardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın hısım akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmaktı amacım. Yüzyıllık Yalnızlık'ı iki yıldan daha kısa bir sürede yazdım, ama yazı makinemin başına oturmadan önce bu kitap hakkında düşünmek on beş, on altı yılımı aldı. Büyükannem, en acımasız şeyleri, kılını bile kıpırdatmadan, sanki yalnızca gördüğü olağan şeylermiş gibi anlatırdı bana. Anlattığı öyküleri bu kadar değerli kılan şeyin, onun duygusuz tavrı ve imgelerindeki zenginlik olduğunu kavradım. Yüzyıllık Yalnızlık'ı büyükannemin işte bu yöntemini kullanarak yazdım. Bu romanı dikkat ve keyifle okuyan, hiç şaşırmayan sıradan insanlar tanıdım. Şaşırmadılar, çünkü ben onlara hayatlarında yeni olan bir şey anlatmamıştım, kitabımda gerçekliğe dayanmayan tek cümle bulamazsınız."

Motosiklet Günlükleri, Ernesto "Che" Guevara
Everest Yayınları
Öneri sahibi: Perit
Everest Yayınları
Öneri sahibi: Perit
wikipedia.org'dan: "The Motorcycle Diaries is a memoir that traces the early travels of Marxist revolutionary Ernesto "Che" Guevara, then a 23-year-old medical student, and his friend Alberto Granado, a 29-year-old biochemist. During the formative odyssey Guevara is transformed by witnessing the social injustices of exploited mine workers, persecuted communists, ostracized lepers, and the tattered descendants of a once-great Incan civilization. The book was originally marketed by Verso as "Das Kapital meets Easy Rider", and has been a New York Times bestseller several times."

Eva Luna, Isabel Allende
İletişim Yayınları
Öneri sahibi: Perit
İletişim Yayınları
Öneri sahibi: Perit
wikipedia.org'dan: "Eva Luna takes us into the life of the eponymous protagonist, an orphan who grows up in an unidentified country in South America. While the country's political history, traced through several decades of the mid-20th century, bears many similarities to Chile (the author's original nationality), the geography and social context of the story depict a society more similar to Venezuela (where she was exiled for over a decade).
The novel takes us through Eva Luna's journey though life so far and her ability to tell stories, interweaving Eva's personal story with the broader geopolitical turmoil of Latin America during the 1950s - 1980s."
Rayuela (Seksek), Julio Cortázar
Yapı Kredi Yayınları
Öneri sahibi: Ekin
Yapı Kredi Yayınları
Öneri sahibi: Ekin
Deneysel... Macera Tüneli?
wikipedia.org'dan: "At the beginning of the book the author suggests the book can be read in two possible ways. First, the book can be read either in direct sequence from chapter 1 and stop at chapter 56, which, Cortázar writes, the reader can do “with a clean conscience,” or alternatively by "hopscotching" through the entire set of 155 chapters according to the "Table of Instructions" designated by the author. The author also leaves the option of having the reader choose his/her own path."
www.ykykultur.com.tr'den: ""İki ayrı okuma biçimi, "iki ayrı roman" demek olabilir mi? Güney Amerika "fantastik yazını"nın usta kalemi Julio Cortázar, yüzyılımızın üzerinde en çok tartışılan ve çok okunan deneysel romanlarından Seksek’te, bu sorunun cevabını arıyor...Yazarın okuma planı ışığında, Seksek’in bölümleri arasında "ileri-geri" dolaşan okur, gerçekliğin dayattığı saçmalığın içinde biçimlenen bir dünyada, "sekseğin son halkası"na ulaşmaya çalışan bir grup insanın hikâyesine tanıklık ediyor... "

Crónica de una muerte anunciada (Kırmızı Pazartesi), Gabriel Garcia Marquez
Can Yayınları
Öneri sahibi: Ekin
Can Yayınları
Öneri sahibi: Ekin
Polisiyeden sıkılmadım diyenlere...
Gabriel Garcia Marquez: "Her yazar, yazdığı en son romanın en iyi romanı olduğunu sanır. Benim bu romanım için böyle düşünmemin nedeni, yapmak istediğimi tam olarak gerçekleştirebildiğimden almamdır. Romanlar, yazılırken yazarlarının elinden kaçıp kurtulmak isterler. Romanın kişileri, kendi özyaşamlarına dönerler, en sonunda da canlarının istediğini yaparlar. Ben hiçbir romanımda, bu romanımdaki kadar ipleri elimde tutamadım. Belki bunu, konu ve hacim nedeniyle başarmışımdır. Konusu çok sert olan ve hemen hemen polisiye bir roman gibi işlenen bir roman bu. Üstelik oldukça da kısa. Sonuçtan hoşnutum."
Tuesday, August 9, 2011
Bir sonraki okuyacağımız tür: Latin Amerika Edebiyatı
Müzik: Gustavo Santaolalla - De Usuahia a la Quiaca (Motorsiklet Günlükleri film müzikleri)
Subscribe to:
Posts (Atom)